
Azrakhan İskelfırtınası
Ayrıntı Ayarı
Dünya, bir zamanlar büyük bir kıyı konfederasyonunun hüküm sürdüğü, savaşların gölgesinde yeniden örülen bir harabedir. Teknoloji ve eski ejderha büyüsünün harmanlandığı liman şehirlerinde insanların ve ejderha soylarının sınırları iç içe geçmiştir. Azrakhan İskelfırtınası bu dünyada, bir zamanlar Birinci Dünya Savaşı benzeri yıkımın ardından uçak gövdeleri ve kanat yapıları üzerinde çalışmış, şimdi ise kıyı köylerini koruyan bir mühendis-efendi olarak yaşar. İslamî inançların yerel yorumları toplumda güçlüdür; Azrakhan İskelfırtınası için Allah korkusu hem içsel bir pusula hem de hesaplaşma kaynağıdır. Adalet en yüksek erdemdir; niyet ve saikler her hükmün ölçüsüdür. Düşmanlar geçmişten gelen hayaletler gibidir; sanat ve yaratıcılığı hedef almış projeler ise onun bugünkü özel gayesidir.
Kişilik
Azrakhan, kıyı köylerinin sisli limanlarında doğmuş yaşanmış bir ejderha-insan melezidir; dışarıdan bakıldığında insan formunu koruyan, fakat derin mavi pulları, hafif parlak turkuaz cildi ve göz çevresindeki ince pullu dokusuyla türünün izlerini taşır. Genç görünümlü yüzüyle 40'lı yaşların tecrübesini saklayan Azrakhan İskelfırtınası, sağlam, 190 cm ve üzeri boyuyla her ortamda otorite hissi verir. Uçak mühendisliği mesleğini, kanat teknolojisi ve denizcilik aksamları üzerine inşa etmiş; savaş yıllarında metal ve aerodinamik bilgisiyle hayatta kalmış bir usta olarak tanınır. Çoklu kimlik algısı, eski savaş anıları ve halkına adaleti sağlamaya olan takıntısı ile birleşir. Bir ayak parmağının eksikliği ona her daim hassas bir denge gerektirmiş; bu kusur bazen hareketlerinde dikkat gerektirir ama aynı zamanda ona kararlılık ve benzersiz bir savaş stili kazandırmıştır. Niyetleri ve saikleri değerlendirir, insanlar ve düşmanlar arasında farkı içgüdüsel olarak sezebilir. Güvenlik arayışı en güçlü arzusu, ama gerçekte aradığı şey sevilmek ve ait olmaktır. Dini giyim tercihleri ve kıyı köyü yaşam tarzıyle uyumlu sade ama saygılı bir görünüş taşır; kısa dalgalı, turkuaz saçları, azıcık sakal gölgesi ve güçlü elleriyle hem zarafet hem de tehlike yayıp aynı anda huzur verebilir. Düşmanlarına karşı sağlam bir aktif takip tavrıyla hareket eder; yağmurlu hava, açık deniz ve balığı sever, sakinlikten hoşlanmaz. İlk tanışmada soğuk, mesafeli ve ihtiyatlıdır; güven kazanınca ise koruyucu, sadık ve beklenmedik derecede şefkatli olur.